• RSS
  • Delicious
  • Facebook
  • Twitter

Popular Posts

Hello world!
Righteous Kill
Quisque sed felis

Righteous Kill

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Quisque sed felis. Aliquam sit amet felis. Mauris semper, velit semper laoreet dictum, quam diam dictum urna, nec placerat elit nisl in ...

Quisque sed felis

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Quisque sed felis. Aliquam sit amet felis. Mauris semper, velit semper laoreet dictum, quam diam dictum urna, nec placerat elit nisl in ...

Etiam augue pede, molestie eget.

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Quisque sed felis. Aliquam sit amet felis. Mauris semper, velit semper laoreet dictum, quam diam dictum urna, nec placerat elit nisl in ...

Hellgate is back

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Quisque sed felis. Aliquam sit amet felis. Mauris semper, velit semper laoreet dictum, quam diam dictum urna, nec placerat elit ...

Post with links

This is the web2feel wordpress theme demo site. You have come here from our home page. Explore the Theme preview and inorder to RETURN to the web2feel home page CLICK ...

Bilgisayarda oynadığın oyunu videoya çek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Menü ve görevler %100, ayrıca altyazılar da %100 oranında çevirilmiştir.

İçerik:

1. Türkçe yama argo ve küfürlü konuşmalar içermektedir. 18 yaş altı oyuncular için tavsiye edilmez.
2. DLC paketi kurulumundan sonra yamayı kurmanızı tavsiye ederiz. Aksi halde orjinal font boyutu ile oynamak zorunda kalabilirsiniz.
3. Yama dosyası virüs kontrolünden geçirilmiştir. İndirdikten sonra sizin de virüs taraması yapmanız önerilir.
4. Bu yama dosyası oyun içinde kullanılan özel isimler ve kalıplar dışındaki metinlerin tamamını Türkçe'ye çevirmektedir. ( Oyun menüsü, görev metinleri, oyun içi metinler ve video altyazıları vb. ) Dosyayı oyunu kurduğunuz dizine yüklemeniz gerekmektedir.
5. Kurulum tamamlandıktan sonra, oyunu açın ve oyun ayarlarından altyazıları etkinleştirin.

Bu yama Oyunceviri.com ve BSC ortak yapımıdır.

Senaryoyu anlamakta zorluk çeken arkadaşların işine yarayacaktır. Zaten oyunun süper bir senaryosu var. Türkçe yama ile eminim daha zevkli olacaktır.




Rar şifresi : www.blogkaan.com


Hey gidi... Yaklaşık 16 yıla (Hatırlamıyorum tam olarak ve Google’dan bakmak için de çok tembelim!) tam yedi tane oyun sığdırdılar. Düşünüyorum da Heroes of Might and Magic dışında ta o dönemlerden günümüze kadar gelen ve adından halen saygıyla söz ettiren kaç oyun kaldı? The Settlers herhalde bu nadide parçalardan biri. Oyunun ismi bile insanların zihninde sempati yaratmaya yetiyor.
The Settlers 7 oynarken cidden nostalji yaşadım. Günümüz nesli, CD’leri bile çöpe atmış ve DVD’den Blu-ray’e yavaş yavaş geçerken, ilk The Settlers'ın Amiga’da iki DD olduğunu söylesem çoğunuz yüzünüzü buruşturup bana bakarsınız. DD, Double Density'nin kısaltılmış halidir. Genelde şu mavi ya da siyah renkli disketler olarak hafızanızda canlanabilir. DD tek delikliydi, matkap ile öbür tarafını deler ve çift delikli yapar ve High Density üretmiş olurduk. Hey gidi günler hey! Bir de yaklaşık olarak bir banyo fayansı ölçülerinde 5.25’lik kara disketler vardı ki o döneme ben yetişemedim. Benden daha büyükler ya da Commodore ile içli dışlı yaşıtlarımın daha fazla haşır neşir olmuşluğu vardır 5.25’lerle. Neyse, The Settlers Amiga’da iki DD idi ve dönemine göre ilginç tarzda iki kişilik oynama yöntemi vardı. 15 inçlik daracık Amiga monitörünü ortadan ikiye bölerdi, joystick çıkışlarına taktığımız iki fare ile bir yarısı benim, diğer yarısı arkadaşımın, saatlerce bir haritayı bitirene kadar oynardık. Saatlerceden kastım, popomuza oturmaktan kramp girene kadar olan zaman sürecini kapsıyordu. Oyun kaydetme konusunda Amiga hiç güvenilir bir cihaz değildi, biz de bitirene kadar oynardık.


The Settlers 7: Paths to a Kingdom
The Settlers 7’nin daha ilk menüsünde "oyunun müziklerine 10 vereceğim" dedim. Çünkü menü çoktan önüme serilip oyunun ilk ayarlarını yapmam gerekirken bile Loreena McKennit’ın sesine çok benzeyen bir kadının balat tarzı şarkısını dinlemeye koyulmuştum. Oyun boyunca da müzikler yüzümü kara çıkarmadı. Grafik ayarlarını kökleyip AA’yı kapattığımdaysa makinemin fanlarının tam güç çalıştığını söylesem, oyunun sistemi hafiften zorladığını anlarsınız. Bunun nedeniyse koca bir haritada bulunan yüzlerce ağacın sağa sola salınması ve kurduğunuz en basit binanın bile ince işlenmiş detaylarının olması. Buna rağmen The Settlers 7’nin grafikleri beklentilerin fazlasını sunuyor. Çizgi filmleri andıran bina ve karakter tasarımları WoW’a benziyor diyebilirim. Bazen şehrimde çalışan karakterlerin kendi işlerini nasıl yaptıklarını izlerken dalıp gitmiş buldum kendimi. Kasabın etleri kesip sosis yapmasını, koyunların yünlerinin kesilmesini ve buğdayların büyüyüşünü izlerken akvaryumdaki balıkları izler gibi kendinizi kaybediyorsunuz.
The Settlers’ın halen diğer strateji oyunlarından çok farklı olduğunu düşünüyorum. RTS (Gerçek Zamanlı Strateji) potasının içinde olmasına rağmen, asker yönetip orayı burayı ele geçirmek çok basit hatlarla oynanıyor. Daha isabetli bir açıklama yapmam gerekirse "The Settlers serisi ağırlıklı olarak kaynak yönetimine dayanıyor." demeliyim.

Ders 1: Kaynakların Yönetimi

Haritaya yayılmış yeraltı ve yerüstü kaynaklarını önce kendi topraklarımıza katıp (Bazen askeri güçle...) sonra işleyerek daha gelişmiş bina zincirlerine geçiş hakkı alıyoruz. Daha gelişmiş bina üretimi demekse daha kuvvetli askeri güç anlamına geliyor. Haritaya yayılmış kaynakların bazıları (Odun gibi.) çok rahat bulunup kendisini yenileyebilirken, maden gibi yeraltı kaynaklarıysa sınırlı sayıda çıkarılabiliyor. Bu yüzden bunları harcarken çok dikkatli davranmak ve en doğru bina kurulum zincirine doğru yönelmek gerekiyor.
Haritanın stratejik noktalarını ele geçirmek çok önemli. Kıyı kasabasını ele geçirmek demek, diğer şehirlerle ticaret yaparak çıkarılması kıt olan hammaddeleri ticaret yaparak alabilmek demek. Oyunda kaynakların iyi kullanımı, elinizin altında bulunan işçileri iyi kullanmakla birebir orantılı... Bu yüzden kurduğunuz binaların yollarını, olabilecek en mantıklı biçimde ana yola bağlamalısınız. Bu da yetmez. Genelde oyuna başladığınızda merkezde "Storehouse”, yani deponuz bulunur. Eğer şehrin dışındaki madenleri çıkarmak için merkezden uzaklaşırsanız, bu noktaya bir depo daha kurmalısınız. Çünkü depoyu kurmazsanız, altın madeninde çalışan işçi, çıkardığı altını şehrin merkezine kadar götürür, sonra aynı yoldan geri gelerek madende çalışmaya devam eder. Halbuki o koşu yolu mesafesinde bir ünite daha altın çıkarabilirdi. Eğer yakınında depo olsaydı, altını depoya bırakır, depocular altını gitmesi gereken yere götürürdü. Ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Kısacası kaynaklarımızı iyi kullanmak için insan gücünü iyi yönetmek gerekiyor; çünkü bu bize en değerli kaynağı, yani zamanı kazandırıyor.
Kaynaklardan ve insan gücünden başka dikkat edilmesi gereken bir konu da ekonomi. Ekonomiyse altın sikkelerinizin bolluğuyla eşdeğer. Altınları büyük çoğunlukla asker alırken kullanıyoruz ve bu yüzden ekonomi, askeri güç anlamına geliyor.

The Settlers 7: Paths to a Kingdom

Ders 2: Askerleri Yönetmek

Üreteceğiniz her ünite gibi askeri birlikler de ordunuza katılmak için belli şartlar istiyorlar. Örneğin; “Pikeman” denen mızraklılar dört altın ve kuru ekmeğe eyvallah derken, tüfekli silahşorlar dört altın ve et istiyorlar. Bu şartları sağlamak için önce şehrinizdeki para ve yemek döngüsünü kurmalısınız. Savaşlara gelince... Savaşlara doğrudan bir etkimiz yok. Hangi askerden kaç tane üreteceğimizi seçiyoruz ve saldırmak istediğimiz yere onları gönderiyoruz. Bundan sonrası sayılara ve ünitelerin birbirine ne kadar üstün olduğuna kalıyor. Örneğin; üç Pikeman ile korunan bir barakaya saldırmak için iki Pikeman üretip gitmek yenilgiden başka bir şey sağlamaz. Top atışı yapan kulelerse silahşor ile saldırınca yıkılıyor. Birini yıkmak için 10 tane silahşor işinize yarar, azıysa kesin mağlubiyet getirir. Dikkat edilesi diğer bir noktaysa gönderdiğiniz bölgedeki düşmanın kaç tane askeri noktası olduğu. Diyelim ki iki noktası var. Birinciyi geçtiniz ama büyük kayıplar verdiniz. Generaliniz durmaz ve elinde ne kadar askeri kaldığına bakmadan ikinciye tam gaz dalar. Böyle durumları iyi izleyip hemen geri çekilmeli ve birliği yeni askerlerle güçlendirerek tekrar geri gelmelisiniz.
Başka bir önemli tavsiyeyse silahşorları saldırtmadan evvel mutlaka araştırma bölümünden geliştirmelerini yapmanız. Oyunda araştırmalar rahipler tarafından yapılıyor. Onları üretmek için kilise dikmelisiniz. Kiliselerse “Prestige Building” dediğimiz sınıfa giriyor ki bu binalar için prestij puanınız artmalı. Prestij puanını galip geldiğiniz savaşlarda kazanabilirsiniz. Yeterli puan geldiğinde tablodan kiliseyi seçerek bu binayı dikebilirsiniz. Kilise kurmak ne yazık ki yetmiyor, rahip üretebilmek için bira ve altın gerekli. Bira için buğday ve su gerekli; yani buğday tarlası ve birayı mayalayacak binalar hazır olmalı... Gördünüz mü? Sadece saldırmadan önce askerlerimizi daha güçlü yapmak için geliştirelim dedik ve üretim zinciri nereden nereye geldi. İşte bu yüzden oyunu çok dikkatli izleyerek büyük işler başarmak için mikro yönetimi gözden kaçırmamak gerekiyor. The Settlers’ı yıllardır farklı kılan özelliği de bu zaten.
Ne yazık ki artık birçok oyunda olduğu gibi The Settlers 7 de tek kişilik oyun için bile internet bağlantısı istiyor. Ana menüye girer girmez arkadaş listeniz, dünya çapındaki oyuncu rekabet listesi ve puanları bu sayede anbean takip edebilirsiniz. “Mentor” denilen sistem sayesinde, kafanıza takılan bir soru ya da oyunda yaşadığınız bir sorun varsa görevlileri bir süre bekledikten sonra yazışarak sorunlarınızı ya da sorularınızı çözebiliyorsunuz. Tek kişilik senaryoda her bir bölümü geçince bir altın alınıyor bu altınları biriktirerek Uplay sayfasından (Ana menüden takip edilebiliyor.) yeni özellikleri altın karşılığında alabiliyorsunuz. Örneğin; tek kişilik oyundan toplanan bu altınlarla multiplayer modunda haritanın ne kadar büyük olacağına ve madenlerin bolluğuna karar verme özelliğini alabiliyorsunuz. Tamamen ücretsiz ama oyuncuyu tek kişilik senaryoyu bitirmeye motive eden bir özellik. Yapay zekaysa gayet iyi. Tabii ki üretimi verimsizleştirerek yapay zekanın oyunu zorlamasına oyuncular da etki ediyor.

The Settlers 7: Paths to a Kingdom
Oyun şu yazdıklarımdan çok daha detaylı ve bu yüzden birazını da kendiniz keşfetmeniz için artık sesimi kesiyorum. The Settlers 7’yi çok beğendiğim için oynamaya devam edeceğim, o zaman gayet detaylı bina, araştırma ve ünite listesi yazabilirim.
The Settlers 7; ses, grafik ve oynanabilirlik açısından tatmin edici bir oyun. Binaların kaynaklarla olan etkileşimi çok iyi düşünülmüş ve sonuçta strateji öğelerini başarılı şekilde dengeleyen kaliteli bir oyun ortaya çıkmış. Serinin sıkı takipçilerinin kesinlikle beğeneceğinden, strateji seven ama The Settlers serisini hiç oynamamış oyuncularıysa cezp edecek iyi bir başlangıç olacağından eminim.
Ana menüdeki şarkısı ve Pixar çizgi filmlerini aratmayacak ilk ara demosundaki görüntüleri ile The Settlers 7 daha ilk beş dakikasında beni benden aldı. Dengeli kaynak yönetimi ve bina kurulumu ile strateji öğelerini düzgünce dengelemesi sayesinde zevkle oynadım. Sırf şehri kurup çalışan halkı izlemek için bile akvaryum niyetine alınır, yüklenir.
8,5

Kaynak: Level

Flash Tv'de yaptığı programlarla dikkatleri üzerine çeken Yalçın Çakır , Okan Bayilgen'in yaptığı Disko Kralı adlı programa konuk oldu.28 Şubat 2010 tarihli programın videosu sitemizdedir.Reality showların tuttuğunun kanıtı:Flash TV.Tabi artık ailemizden biri olan Yalçın Çakır.İyi de bir adama benziyor,şöyle bi bakayım dedim kimdir nedir diye.''1961 doğumlu olan Yalçın Çakır, gazeteciliğe 1978 yılında Hürriyet'te adımını attı. Bir yandan okurken, ailesinin ekonomik şartları gereği çalışmaya başlayan Çakır, okuldan sonra taksi duraklarındaki telefona bakarak evine destek sağladı. Geceleri gazinolarda fotoğrafçılık da yapan Çakır, Milliyet, Cumhuriyet ve Yeni Asır'da çalıştı. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü mezunu olan Yalçın Çakır, bir süre de Nurettin Sözen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken onun basın danışmanlığını yaptı.''Buraya kadar her şey normaldi.Taaaaa ki;
''1992'den bu yana, iki kez ara vermesi hariç, Flash TV'de çalışıyor. 2004 yılı başında aşırı stresten kaynaklanan kalp krizi geçiren Yalçın Çakır, Flash TV'de reality programlarından sorumlu. Çakır, Flash TV'de, Düzlem Ayna, Yüzyüze, Flash Ekip, Evlat Acısı, Evlat Hasreti adlı programları hazırladı. Şimdilerde Umut programını hazırlayıp sunuyor.'' kısmını okuyana kadar.Bu alıntı biraz eski.Gerçi eski olması normal çünkü her gün yeni bir programla ekranda boy gösteriyor.Ben yetişemiyorum.Bir program söylediğimde ''yok yok onun şimdi yeni bir programı var'' tepkileri alıyorum.E ben yine anlamıyorum.Bu adamın karısı kızı çocuğu yok mu?Ne ara görüyor onları?Sonra tekrar arattım acaba çocuğu var mı diye.Hooop ''Flash TV'de yayınlanan Umut programının yapımcı ve sunucusu Yalçın Çakır, seviyenin olmadığını bu programların faydadan çok zarar verdiğini söylüyor.'' başlığı altında bir yazı çıkıyor karşıma.Altında yazan daha da komik:Programını kızına bile izlettirmiyor.Noluyo ya?Konu git gide dağılıyo!Baba aileyi göremiyor;çünkü program sunmakla meşgul!Anne kocasını göremiyor;çünkü baba tvde!Kız babasını göremiyor;çünkü baba zararlı program sunuyor!SONRA HEPSİ BAHÇIVANA!!!!
NOLUYO YAAA!!!!Bence Yalçın Çakır ailesini de alıp programa çıksın!Ailem dramı yaşanıyor gözümüzün önünde!Bu kız büyüyünce heba olur,herkese yazık olur...!
En olmadı bu kanal kapatılsın,en azından bir yuva kurtulur!

1



2



3



4



5

Oldukça sevdiğim bir uğraş olan bilgisayar oyunlarına rağmen bunu videoya almayı pek düşünmemiştim ama alt katta oturan kuzenimin sorusu üzerine merak saldım oyunu videoya kaydetme işine. Artık ne niyetle kullanacaktı bilmem ama wolkanca‘da rasladığım program umarım onunda işini görür ki öncesinde bulduğu programlardan anlamamış, işine yaramamıştı. Gelelim programa;

Oynadığınız oyunu bu Fraps isimli programla videoya alabilmeniz mümkün. Dilerseniz resim olarakta kaydedebilirsiniz.. Programın ekran görüntüsü aşağıda. Pek yer kaplamayan, bu cılız(!) haliyle işe yarar bir programa benziyor. Programın Windows 2000, XP, 2003, Vista ve Windows 7′de sorunsuz çalıştığı söyleniyor.



Programı indirmeniz için link; www.fraps.com/download.php